• İstanbul Cam, Manavgat
  • İstanbul Cam, Manavgat
  • İstanbul Cam, Manavgat

CAM NEDİR

Belli bir silikat karışımının ergitilip ani olarak soğutulmasıyla elde edilen madde. Bir katı madde gibi elle tutulur olmasına karşın, fiziksel açıdan, cam, gerçekte aşırı soğumuş bir sıvıdır. Bu nedenle kesin olarak belirli bir ergime noktası yoktur ve kristal yapı göstermez. Camı oluşturan silikat karışımını elde edebilmek için, sodyum nitrat ya da karbonat vb. ile kireçtaşı ve silis (SiO2) çok yüksek sıcaklıkta ergitilir. Bir süre bu durumda dinlendirilen ergimiş cama, hava kabarcıkları vb. uçup gittikten sonra, istenen biçim verilir. Değişik maddeler kullanılarak çeşitli camlar elde edilebilir. Pencere ve şişe camları, sodyum ve kalsiyum silikatın kalsiyum oksit ve silisle karıştırılmasıyla elde edilir. Bu camların üretiminde, sodyum ve kalsiyum silikatlar ise, sodyum karbonattan sağlanır. Kimyasal maddelere dayanıklı olması istenen camlarda, sodyum karbonat yerine potasyum karbonat kullanılır ve silisle birlikte biraz da borik da borik asit eklenir. Böyle elde edilen camlar, içindeki metallerin borosilikat tuzlarından oluşur. Bol silisli sodyum-alüminyum borosilikat, pyrex camların yapıldığı karışımdır. Pyrex, ani sıcaklık değişimine ve darbelere dayanıklıdır. Optik camlarsa, içerdikleri kurşun silikat nedeniyle parlaklık kazanırlar. Ucuz mücevher taklitleri bu tür camdan yapılmaktadır. Arabalarda kullanılan camlarla kurşun geçirmez camlar ise, aralarına plastik bir madde yerleştirilen iki cam tabakasının basınç altında ısıtılıp kaynaştırılmasıyla üretilir. Bilindiği kadarıyla cam üretimi İ.Ö. 3000'li yıllarda Mezopotamya'da başlamıştır. O zamanlar döküm tekniği kullanılmaktaydı. Üfleme yöntemi (metal bir boru ucundaki ergimiş camın solukla şişirilmesi ve istenen biçimin verilmesi) İ.Ö. 1. yüzyılda Suriyeli cam ustalarınca bulundu. Üflenen camın bir kalıp içine alınmasıyla daha kolay şekil verilebiliyordu. Bu yöntem günümüzde, özellikle şişe ve ampul sanayiinde otomatik makinelerle uygulanmaktadır. Pencere camı ya da düz cam ise, cam hamurunun merdaneler arasından geçirilip kesilmesi ve her iki yüzünün taşlanıp pardahlanmasıyla üretilir. Geliştirilen yeni bir yöntem de, cam hamurunu ergimiş bir metal, örneğin kalay üzerine döküp soğumaya bırakmaktır. Böylece pürüzsüz bir yüzey elde edilebilmektedir. Buzlucam üretiminde, camı aşındırma özelliğinden ötürü hidrojen flüorür (HF) kullanılır ya da cam hamuruna kemik külü, SnO2, CaF2 gibi saydam olmayan maddeler karıştırılır. Renkli cam elde etmek için cam hamuruna kimi metal oksitleri (demir-sarı ya da kırmızı vb.) katılır. Normal pencere camı, güneş ışınlarının bir bölümünü geçirirse de morötesi ışınları geçirmez. Bu yüzden silis yerine B2O3 ya da P2O5 içeren ve morötesi ışınımı da geçiren camların kullanılması daha sağlıklıdır.

CAM NASIL YAPILIR

20. yüzyılın ortalarında erimiş camı çektirme ya da kalıba dökme yöntemleri kullanılarak ve ardından kusurlar parlatma yöntemi ile giderilerek cam panelleri imal edilmeye başlanmıştır. 1959 yılında, yüzdürme cam icat edilmiştir, böylece parlatma işlemine gerek kalmamış ve gerekli işçilik miktarı azaltılmıştır. Yüzdürme cam işlemi, Guardian'ın dünyanın çeşitli bölgelerinde bulunan 25 tesisinde cam üretiminde kullandığı tekniktir.

Yüzdürme cam işlemi yaklaşık %60 kuvars, %20 soda ve sülfat ve %20 kireç taşı ve dolomit bulunan ham maddeleri karıştırmakla başlar. Büyük karıştırma ekipmanları bu malzemeleri ezer ve ardından bir karışım haline getirir. Kabaca bu karışımın %80'i ile %20 oranında geri dönüştürülmüş atıl cam fırına verilir ve yaklaşık 1600°C sıcaklıkta eritilir. Sonuç olarak tebeşir-natron-silikat cam elde edilir. Eriyik haldeki karışım rafine edildikten sonra, erimiş cam koşullandırma havuzuna gönderilir ve sıvı teneke banyosunun içine ısıya dayanıklı bir musluktan akmadan önce yaklaşık 1200°C sıcaklığa soğuması beklenir.

Eriyik haldeki cam bu sıvı teneke banyosuna eşit düzeyde yayılır, sıvı camın yoğunluğundan daha ağır olduğundan, yapısından kaynaklanan yüzey gerilmesi ve yoğunluğu ile bu sıvı halde bulunan tenekenin üzerinde "yüzer". Bunun sonucunda, erimiş cam pürüzsüz ve eşit düzeyde sıvı cam yüzeyi şeklinde kalıp halini alır. Teneke banyosunda sıcaklığın yaklaşık 1000°C'den yaklaşık 600°C sıcaklığa düşürülmesi ile akışkan olmayan eriyik halindeki camın, yüzdürme işleminin sonunda teneke banyosu yüzeyinden katı haldeki cam yaprağının kaldırılabilmesine olanak verir.

CAMIN ÖZELLİKLERİ

Normal yüzdürme cam açık bir yeşil renge sahiptir. Bu renk camın kenarlarında daha yoğun görünür ve ham maddelerde bulunan doğal demir içeren oksit nedeniyle oluşur. Demir oksit içeriği çok düşük ham maddeler seçilmesi ya da kimyasal ağartma işlemi uygulanması ile bu eriyik tamamen doğal renkli, ekstra beyaz bir cam haline getirilebilir. Guardian bu tip camı Guardian UltraClear ™ adı altında üretmektedir.

Renkli kütleler kullanılarak renkli cam üretimi yapılabilir. Karışımda bulunan kimyasal katkı maddeleri, yüzdürme hattında kullanılan belirli üretim işlemleri ile yeşil, gri, kırmızımsı ve bronz renkli camların üretilebilmesine olanak verir. Üretim halinde camın renginin değiştirilmesi önemli ölçüde yoğun bir işlemdir ve üretimde oluşan kayıplar ve üretkenlik kaybı nedeniyle maliyetlerin artmasına neden olur. Bu nedenle sadece özel kampanyalar için üretim yapılır.

Günümüzde cam üretiminin büyük bir kısmı, kalınlıkları 2 – 25 mm arasında değişen ve ileri düzey işlem için 3,21 x 6 m standart ölçülerde üretilen yüzdürme camdır.

CAMIN TARİHİ

Camın icadı ve kullanılışı çok eski çağlara kadar uzanır. M.Ö. 2 500 yıllarında Mısırlılar camdan boncuk, nazarlık ve şişe yapmayı biliyorlardı. Daha sonra Fenikeliler cam üfleme borusunu icat ederek ince saydam çeperli cam eşya yapma yöntemini buldular. Bir süre sonra camcılık Roma’da gelişti. Özellikle doğuda, Bizans’ta yeni şekil ve teknikler (mozaik) bulundu. Araplar sırlı ve altın süslemeli cam sanatım yarattılar.

VI. yüzyılda Halep ve Şam şişe, kadeh, bardak ve sürahi yapan önemli merkezler oldu. Ortaçağ’ın sonlarında İstanbul’un fethinden ve Bizans cam ustalarının Venedik’e kaçmasından sonra camcılık sanatı burada çok gelişti. Yüzyıllar boyunca cam yapımı tekniğinde o derece ilerleme oldu ki bugün ticarî alanda kullanılan değişik bileşimdeki cam çeşidi yedi yüzü aşkındır.

TÜRKLERDE CAMCILIK

Selçuklu Türklerinin çok iyi bildiği camcılık Osmanlı İmparatorluğu’nda da, özellikle XVII. ve XVIII. yüzyıllarda çok ilerledi. Bu dönemde ilkel yöntemlerle çalışılmakla birlikte her çeşit cam eşya yapılıyordu. XVIII. yüzyılın sonlarında İstanbul’da Çubuklu dolaylarında bir cam, bir de billûr (kristal) yapımevi kuruldu. Burada yapılan cam çeşitlerinin en ünlüsü «çeşmibülbül» denilen şişelerdir.

Türkiye’de ilk kurulan modern cam fabrikası Paşabahçe Şişe ve Cam Fabrikası’dır (1934). 1961 de de düz cam yapmak üzere Çayırova Cam Fabrikası kuruldu. Daha sonra bunlara yenileri eklendi.